JPMorgan, ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasının akabinde Orta Doğu’da jeopolitik tansiyonun tırmanması üzerine Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 12 Mart’taki toplantıda faizleri yüzde 37’de sabit bırakacağını öngördü.

Bankanın kıdemli ekonomisti Fatih Akçelik, 2 Mart tarihli notunda, “Risk primlerinin artması nedeniyle, TCMB’nin daha evvel öngördüğümüz 100 baz puanlık indirimi gerçekleştirmeyeceğini düşünüyoruz” dedi.

Banka 2026 sonu siyaset faizi kestirimi de yüzde 30’dan yüzde 31’e yükseltti.

Raporda “Orta Doğu’daki savaşa cevap olarak TCMB, bir haftalık repo ihalelerini askıya alarak yüklü ortalama fonlama maliyetini süreksiz olarak 300 baz puan artırarak yüzde 40’a çıkardı. TCMB Türk şirketlerinin döviz riskinden korunma gereksinimlerini karşılamak için Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım süreçlerine başladı. Orta Doğu’da devam eden savaşın Türkiye’de enflasyonu artırması ve cari açığı büyütmesi bekleniyor” değerlendirmeleri yer aldı.

Raporda banka 2026 sonu TÜFE tahminide yüzde 24’ten yüzde 25’e yükseltti. 2026 cari açık iddiasını de 29 milyar dolardan 35 milyar dolara, başka deyişle GSYH’nin yüzde 2,1’i olarak revize etti.

Raporda “Döviz rezervlerinin yeterliliği göz önüne alındığında, TCMB döviz piyasasına aktif bir biçimde müdahale edebilecek ve lira volatilitesini önleyebilecektir” sözleri kullanıldı.