Bakan Bolat, yürütülen yoğun diplomasi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AB kurumları ve üye ülke önderleriyle kurduğu temaslar sayesinde ‘Made in Europe’ yaklaşımının Türkiye’yi de kapsayacak formda şekillendiğini belirtti.
Türkiye Avrupa için sağlam bir üretim ve tedarik üssü
Türkiye’nin güçlü endüstrisi, gelişmiş üretim altyapısı ve 30 yılı aşkın Gümrük Birliği iştirakiyle Avrupa bedel zincirlerinin değerli bir kesimi olduğuna dikkat çeken Bolat, otomotivden makineye, beyaz eşyadan kimyaya kadar birçok kesimde Türkiye’nin Avrupa için emniyetli bir üretim ve tedarik üssü pozisyonunda olduğunu kaydetti.
Bakan ayrıca, yıllık büyüklüğü 2,6 trilyon eroyu aşan AB kamu alımları pazarının Türk endüstrisi ve iş dünyası için yeni fırsatlar sunduğunu tabir etti.
Bolat, maksadın firmaların Avrupa pazarına erişimini güçlendirmek, üretim kapasitesini aktif kullanmak ve Türkiye’nin Avrupa kıymet zincirlerindeki pozisyonunu daha da ilerletmek olduğunu vurguladı.